İSTANBUL DOSTLUK DERNEĞİ ÜYELERİ AHDE VEFA GÜNÜNDE BİR ARAYA GELMİŞLERDİR ...
CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLLİYESİNİ ZİYARET...

CUMHURBAŞKANIMIZ ERDOĞAN, DERNEĞİMİZİN ÜYELERİNİ CUMHURBAŞKANLIĞI SARAYI’NDA KABUL ETTİ 
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Dostluk Derneğimiz üyelerini kabul etti. Uzun yıllar Cumhurbaşkanımız Erdoğan’la birlikte siyaset ve yol arkadaşlığı yapmış isimlerin yer aldığı Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki kabulde katılımcılara hitap eden Erdoğan sözlerine, konukların ve vatandaşların Mevlit Kandili’ni tebrik ederek başladı. 
Erdoğan, bu gece edilecek duaların, kılınacak namazların, akıtılacak gözyaşlarının, Türk milleti ve İslam Alemi ile tüm mazlum ve mağdurlar için hayırlara vesile olmasını niyaz ettiğini belirtti. Erdoğan, gecenin; Suriye’den Irak’a, Filistin’den Mısır’a, Somali’den Libya’ya, Balkanlardan Kafkaslara zulmün, çatışmanın, kan ve gözyaşının dinmesine vesile olmasını diledi.
“BUGÜN BURADA BİR ARADA OLABİLİYORSAK, BU UĞURDA ÇİLE ÇEKMİŞ DOSTLARIMIZIN FEDAKÂRLIKLARININ NETİCESİDİR.”
Bu buluşma vesilesiyle birlikte yol yürüdüğü, dava arkadaşlığı yaptığı kişilerden vefat etmiş olanları rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanımız Erdoğan, eski Başbakanlarımızdan Milli Görüş’ün lideri merhum Necmeddin Erbakan’ı da şükranla, minnetle, özlemle andığını belirterek şöyle konuştu: “Bizden önceki nesiller, gerçekten çok zor şartlar altında, tüm imkânsızlıklara rağmen, baskılara aldırmadan mücadele ettiler. Onlar, hiçbir zaman yılgınlığa düşmeden, yeise kapılmadan, umudu daima diri tutarak, ‘Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş’ diyerek hak bildikleri yolda halis niyetle yürüdüler. Bugün burada bir arada olabiliyorsak, böylesi müstesna bir atmosferi teneffüs edebiliyorsak, şüphesiz bu önce Allah’ın takdiridir; sonra da bu davaya gönül vermiş, bu uğurda çile çekmiş dostlarımızın, kardeşlerimizin fedakârlıklarının neticesidir.”
"KAÇACAK DELİK ARIYORLAR"
Konuşmasında 17-25 Aralık darbe girişimine de değinen Erdoğan, şunları söyledi: 
“Geçtiğimiz Perşembe günü 17 Aralık idi. 17 Aralık günü Şeb-i Arus'un 742. yıl dönümünü hep birlikte idrak ettik.
Aynı zamanda, 17 Aralık bir darbe girişiminin yıl dönümüdür. 17 Aralık 2013 tarihinde polis ve yargı içindeki çete, hükümetimize darbe teşebbüsünde bulunmuştur.
2 yıl boyunca her yerde inlerine girdik, girmeye de devam edeceğiz. Büyük bir hırsla, Türkiye'nin bağımsızlığına saldıranlar şuanda hesap veriyor. Bizim için 'kaçacak' diyen kibir abideleri, bugün kaçacak delik arıyorlar. Biz buradayız. Hatta şahsım adına 'dönemin başbakanı' diyenlerin kendileri aynı akıbete maruz kaldılar.
Devletin kriptolu telefonlarını dinleyenler, Bayır Bucak Türkmenlerine yardım götüren MİT TIR'larını durduranlar, bugün yaptıklarının hesabını tek tek veriyorlar.
Son 2 yıldır sürdürülen, hukuki süreçler neticesinde bu şebekenin nasıl bir ihanet içerisinde olduğu artık birer birer ortaya çıkıyor. Ne diyorlar, 'haram lokma yemedik'. Şov yapıyorlar. Himmet paralarını, Türkiye karşıtı lobilere peşkeş çekecek kadar harama battıkları görülmüştür. Kara para aklama operasyonlarını nasıl yürüttüklerinin hepsi şimdi ortaya çıkıyor. Bunları maşa olarak kullanan çevreler de gördükleri beceriksizlik karşısında kendilerini şimdi terk etmeye başlamışlardır. Rabbimiz "Sizin hayır bildiğinizde şer, şer bildiklerinizde hayır vardır. Siz bilmezsiniz Allah bilir" buyuruyor. Bu darbe girişimi, Allah'ın takdiriyle hayırlara vesile olmuştur.
Başbakanlık Ofisi'ne böcek bırakanları bulup yargıya teslim ettiysek, çete lideri de dahil, oradan getirip yargıya teslim edeceğiz. Nereye kaçarlarsa kaçsınlar, onları hesap vermekten kimse kurtaramayacak.
Paralel Yapı ile mücadelemizi sürdüreceğiz. Paralel Yapı ne ilk, ne de sondur. Bir dönem sağ-sol kavgasını kışkırtanlar, önce Gezi olayları, ardından Paralel çete üzerinden amaçlarına ulaşmak istemişlerdir.
Türkiye terör üzerinden terbiye edilemeyecek kadar güçlü ve büyük bir ülkedir.
"BU ÖRGÜT TERÖR ÖRGÜTLERİ İLE EL ELE"
Üzüldüğüm nokta, bu örgütün PKK ile, benzeri örgütler ile el ele olmasıdır. Bunu Güneydoğu'yu, Doğu'yu dolaşırken gördüm ve çok üzüldüm. Onlarla beraber hareket ediyorlar, onlarla beraber çalışıyorlar. O bizim için ayrı üzüntü vesilesiydi. Biz, o bildiğimiz tiplemelerin onlarla beraber olmasını yediremezdik ama onlar ne yazık ki bunu ruhlarına sindirmişler.
Allah'a hamdolsun, milletçe hepimizi meşgul eden birçok meseleyi hal yoluna koymaya başladık.
‘1 KASIM’DA YENİ BİR DÖNEME GİRDİK’
1 Kasım seçimleriyle Türkiye’nin yeni bir döneme girdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: 
“1 Kasım itibariyle artık yeni Türkiye’nin kapılarının aralandığı, inşa sürecinin başladığı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Allah’a hamdolsun, milletçe hepimizi meşgul eden, yavaşlatan ve yoran birçok meseleyi yavaş yavaş hal yoluna koymaya başladık. İnşallah önümüzdeki süreç millet iradesi üzerinde hiçbir vesayet odağının kalmadığı, sivil siyasetin tahkim edildiği, bunun yeni ve sivil bir anayasa ile taçlandırıldığı çok farklı bir dönem olacak. Hepimiz elbirliği içerisinde yeni Türkiye’nin inşasına bir tuğla da ben koymalıyım düşüncesiyle hareket etmeliyiz. Ak saçlılarımızın engin tecrübesi, gençlerimizin cesaret ve enerjisiyle bu inşa sürecini inşallah başarıyla tamamlayacağız.
Ben geleceğimizin bugünlerimizden çok daha aydınlık, çok daha parlak olduğuna yürekten inanıyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken bir kez daha Mevlid-i Nebi’nin ülkemiz, milletimiz, bölgemiz, tüm İslam alemi ve insanlığın huzuruna vesile olmasını Cenabı Hak’tan niyaz ediyorum.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni, milletin evini teşrifleriniz için her birinize tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Rabbim aramızdaki uhuvveti, muhabbeti, dostluğu muhafaza etsin, daha da bereketlendirsin diye dua ediyorum.”
Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın konuşmasının ardından program yemek ikramıyla devam etti. Program, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın tüm misafirlerle hatıra fotoğrafı çektirmesiyle tamamlandı.

İlgili Resimler

Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.Üye değilseniz üye olun!